Siyasi ahlak çökmüş durumda… Ayaklar baş, başlar ayak olmuş. 23 yılda kamu düzeninden ve liyakatten eser kalmamış.
Ülke siyaseti ve bürokrasisi; vatanla makam, vicdanla cüzdan arasına sıkışmış. Çoğu siyasetçi ve bürokrat, şahsi ikbali uğruna ülkenin istikbalini hiçe sayar hale gelmiş.
Rant, rüşvet ve adam kayırma almış başını gitmiş. Bu düzenin eseri olarak ülke ekonomisi yerle yeksan edilmiş.
Milyonlarca mülteci, bu gidişatın tuzu biberi olmuş; demografik yapı insafsızca tahrip edilmiş. Sonunda ekonominin freni patlamış. Dış borç, cari açık, enflasyon, faiz, hayat pahalılığı, döviz ve altın fiyatları tarihin rekorlarını kırmış.
Üretim ve istihdam dibe vurmuş, kepenkler bir bir kapanırken büyük firmalar konkordato kuyruğuna girmiş. İcra ve iflas davaları görülemez boyuta erişmiş.
Bugün toplumun %95’i yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. Beyin ve sermaye göçü yüzünden, bin bir güçlükle yetişmiş vasıflı insan gücü yok olmaya başlamış.
Hak, hukuk, adalet mum ışığında aranır hale gelmiş. Bu derin çöküşü fırsata çeviren emperyalizm ve işbirlikçileri, yarım kalan hesaplarını görmek üzere yola koyulmuş.
ABD Büyükelçisi gibi hadsizler, ülkeye yönetim modeli telkin edecek noktaya gelmiş. Hainler, mecliste komisyon kurduracak güce erişmiş. Milli yapıyı dönüştürecek Anayasa değişiklikleri için düğmeye basılmış.
Maalesef ki gaflet, dalalet ve hıyanet ete kemiğe bürünmüş. Koskoca T.C. Devleti, 102 yıl sonra büyük bir tehditle karşı karşıya kalmıştır.
“Dünyada Her Şey Biter”
Denizde balık bitmez sandılar. Ama denizde balık da biter, su da biter. Bakmazsan, su gibi harcarsan toprak da biter, hava da biter. Dünyada sersebil harcarsan, bitmeyecek hiçbir şey yoktur.
Evet, dünyada her şey biter.
Ama en tehlikelisi, akıl biterse…
O zaman dünyada gerçekten her şey biter.