Vergilerle Mülksüzleştirme
Eğer yapılacak sığınaklar gerçekten iyi niyetli olsaydı, hayatımıza güzellikler vadetselerdi bugün emlak vergisi tavan yapmazdı. Şu an ödediğimiz emlak vergisi 2.500 TL iken, seneye 100.000 TL’lere çıkacağı konuşuluyor. Bu, mülksüzleştirme değilse nedir?
Ormanlar ve Hayvanlar Gözden Çıkarıldı
Bizim iyiliğimizi düşünenler, ormanların yakılıp hayvanların yok edilmesine izin vermezdi. Eğer gerçekten yanımızda olsalardı, gıdanın, sebzenin, meyvenin üretimini kısıtlamazlardı.
Zorunluluklar ve Dayatmalar
60 milyon insana aşı zorunluluğu dayatılmazdı. Bu ülkeyi soyup soğana çeviren maden şirketlerine yangın bölgeleri peşkeş çekilmezdi. İnsanların tarlalarına, arazilerine “rezerv alan” adı altında el konulmazdı.
Huzur ve Adalet Kayboluyor
Eğer gerçekten iyiliğimizi isteseydiler, bugün toplumda huzur, adalet ve güven olurdu. Ama her geçen gün bu değerlerden uzaklaşıyoruz. Onlar ise sığınakları kendi bünyelerinde yapıyorlar.
Tatbikatlar Tesadüf mü?
Birleşmiş Milletler talimat veriyor, NATO Eylül ortasında Bulgaristan’da büyük bir “ulusal afet tatbikatı” yapıyor. Türkiye de bu tatbikata hazırlanıyor. Sadece savaş değil; depremler, yangınlar, iklim göçleri masada. İnsanlar göç ediyor, adına “iklim göçü” deniliyor.
Planlı Yangınlar mı?
Bugün çıkan yangınlara “piknikten çıktı” diyorlar. Hayır efendim, öyle değil. İki buçuk yıl önce “iklim göçü belgeleri” zaten yayınlandı. Yani her şey planlı, her şey kurgulu.
Gerçekten İyiliğimiz İçin mi?
Bizim iyiliğimizi gerçekten istiyorlar mı? Yoksa bize “çok güzel iyilikler yaptık da sizin haberiniz yok” mu diyorlar?