
Memleketin yarısı düşünmekten uyuyamıyor, yarısı da uyumaktan düşünemiyor.
Nasıl bir döneme denk geldik ÜLKEM NEREYE…!
Okumuyoruz, araştırmıyoruz, sorgulamıyoruz, üretmiyoruz, birlik olmuyoruz; hal böyle olunca sonuç kaçınılmaz.
Türkiye’nin içinde olduğu durum(tek adam diktatörlüğü, cumhuriyet değerlerinin tahribi, yokluk,yolsuzluk,sefalet, hukuksuzluk,liyakatsizlik,ekonomik iflas, milyarlarca iç dış borç,cari açık, kültürel yozlaşma, teknolojiden ve evrensel bilimlerdeki gelişmelerden yoksunluk, kutuplaştırılma, tarikatlar-cemaatler, yabancı işgali, rant, talan, tabiat katliamı, kadın ve çocuk cinayetleri, hayvan katliamları, madde bağımlılığının ilkokul seviyelerine kadar inmesi, vb gibi uzayıp gidiyor sorunlar ).“ŞİRKET GİBİ ÜLKE YÖNETMEK”
… Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa Türkiye de öyle yönetilmelidir” dedi ve ülkeyi öyle yönetti/yönetiyor. Şirket gibi yönetilen Devlet; her şeyini sattı ve ödeyemeyeceği kadar borçlandı. Ancak, şimdi ‘şirkette’ işler iyi gitmiyor. ‘Nakit sıkıntısı’ var. ‘Sıkıntıyı’ gidermek için, geçim derdi içinde ayakta kalmaya çalışan halka yükleniliyor. Vergiler artıyor, yeni vergiler koyuluyor. Sürekli duruma gelen zam uygulamaları sağnak haline geliyor ve tüm ağırlığıyla halkın omuzlarına çöküyor. Emeğiyle geçinenler, gelir düşüklüğünün kıskacında yaşayanlar ve işsizler için yaşam; çekmek zorunda kalınan bir yük haline geliyor. Milyonlarca insan, gelecekten umudu olmayan ve sürekli yoksullaşan edilgen bir kitleye dönüşüyor. İnsanlar, ‘bu dünyadan vaz geçiyor’, kendilerini öbür dünyaya hazırlıyor. Bu durum yabancıların hizmetine girmiş, para için herşeyi yapan din bezirganlarına, içinde serbestçe hareket edebilecekleri geniş bir alan yaratıyor. Küçük bir azınlık varsıllaşıyor, toplum içerden çürüyor. Bu bozuk düzen seçim oyunlarıyla uzatılmaya çalışılıyor…
Bu gidişle Devlet zorunlu ödemelerini, Sağlık, emeklilik, savunma, maaşlar, vs… dahi yapamaz duruma gelmiştir ve şartlar daha da ağırlaşacaktır!.
… Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa Türkiye de öyle yönetilmelidir” dedi ve ülkeyi öyle yönetti/yönetiyor. Şirket gibi yönetilen Devlet; her şeyini sattı ve ödeyemeyeceği kadar borçlandı. Ancak, şimdi ‘şirkette’ işler iyi gitmiyor. ‘Nakit sıkıntısı’ var. ‘Sıkıntıyı’ gidermek için, geçim derdi içinde ayakta kalmaya çalışan halka yükleniliyor. Vergiler artıyor, yeni vergiler koyuluyor. Sürekli duruma gelen zam uygulamaları sağnak haline geliyor ve tüm ağırlığıyla halkın omuzlarına çöküyor. Emeğiyle geçinenler, gelir düşüklüğünün kıskacında yaşayanlar ve işsizler için yaşam; çekmek zorunda kalınan bir yük haline geliyor. Milyonlarca insan, gelecekten umudu olmayan ve sürekli yoksullaşan edilgen bir kitleye dönüşüyor. İnsanlar, ‘bu dünyadan vaz geçiyor’, kendilerini öbür dünyaya hazırlıyor. Bu durum yabancıların hizmetine girmiş, para için herşeyi yapan din bezirganlarına, içinde serbestçe hareket edebilecekleri geniş bir alan yaratıyor. Küçük bir azınlık varsıllaşıyor, toplum içerden çürüyor. Bu bozuk düzen seçim oyunlarıyla uzatılmaya çalışılıyor…
Bu gidişle Devlet zorunlu ödemelerini, Sağlık, emeklilik, savunma, maaşlar, vs… dahi yapamaz duruma gelmiştir ve şartlar daha da ağırlaşacaktır!.
Suna gölden. Son bir söz daha söylemeden gecmek istemedim
Kötülüğün artması iyilik iddiasında bulunan insanların hiç birsey yapmamasından kaynaklanmaktadır..