Bir devletin en güçlü yönü, adalet duygusunu tüm vatandaşlarına eşit şekilde hissettirebilmesidir. Son günlerde kamuoyunda terör suçları, infaz düzenlemeleri ve olası yasal değişikliklere ilişkin yürütülen tartışmalar, toplumun geniş kesimlerinde farklı görüşlerin dile getirilmesine neden olmaktadır.
Terör, yalnızca can kayıplarına yol açan bir güvenlik sorunu değil; aynı zamanda milletimizin birlik ve beraberliğini hedef alan ağır bir tehdittir. Bu nedenle, bu konuda atılacak her adımın hukukun üstünlüğü, toplumsal vicdan ve şehit ailelerinin hassasiyetleri gözetilerek değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Bu vatan uğruna canını feda eden şehitlerimiz, milletimizin ortak değeridir. Bugün özgürce yaşayabiliyor olmamız, onların fedakârlıkları sayesindedir. Bu nedenle alınacak kararların; şehit ailelerinin acısını derinleştirmeyecek, toplumun adalet duygusunu zedelemeyecek ve hukuk devleti ilkeleriyle uyumlu olacak şekilde şekillendirilmesi gerektiğine inanan çok sayıda vatandaş bulunmaktadır.
Demokratik toplumlarda farklı görüşlerin dile getirilmesi son derece doğaldır. Ancak hangi görüş benimsenirse benimsensin, ortak payda adalet, hukukun üstünlüğü ve toplumsal barış olmalıdır. Kalıcı huzur; güvenliği, adaleti ve toplumsal vicdanı birlikte koruyabilen bir anlayışla mümkündür.
Şehitlerimizin aziz hatırasına duyduğumuz saygı, adalet arayışımızın da en temel dayanaklarından biridir. Gelecek nesillere bırakacağımız en büyük miras; hukuka güvenin tam olduğu, adaletin herkese eşit uygulandığı, birlik ve beraberliğini koruyan güçlü bir Türkiye olacaktır.